← Köşe Yazıları

Toplum

Yeni Dünya Anayasası

Fatih Küçüktütüncü·30 Mart 2012·3 dk okuma

Bugün Fransız arkadaşlarımla bir araya geldim. Hepsiyle binlerce ortak noktamız var. Duygularımız, heyecanımız, aşklarımız hatta dünya görüşlerimiz bile aynı.

Bugün Fransız arkadaşlarımla bir araya geldim. Hepsiyle binlerce ortak noktamız var. Duygularımız, heyecanımız, aşklarımız hatta dünya görüşlerimiz bile aynı.

İnsanların birbirini anlamak için illa da “aynı yoldan geçmesi, aynı sudan içmesi”ne gerek olmadığını tekrar gördüm. Onlar da Albert Camus’ya 21. yy’ın peygamberlerinden diyorlar. Onlar da George Orwell okumuşlar, “Tüm insanlar eşittir ancak bazı insanlar daha çok eşittir.” sözünü Türkçe, İngilizce ve Fransızca söyleyebiliyorlar; her şeyden önce kalpten inanmışlar bu gerçeğe. Onlar da “Başka bir dünya mümkün.” diyorlar. İtalyanca bilmeseler de “Ciao Bella” çaldığında onlar da heyecanlanıyor. Bir çok Fransız vatandaşında olan kibirlerini bir tarafa atmışlar hepsi. Sarkozy’e olabildiğince öfkeliler; Ermeni soykırımını reddetmenin ifade özgürlüğüne aykırı olduğu gerekçesiyle. Özgürler, heyecanlılar, çabuk sıkılıyorlar, zora gelemiyorlar. Hayata bakışlarımız genel itibariyle aynı olsa da bir kaç noktada ayrılıyoruz onlarla. Diyorlar ki “Laiklik, din ile devlet işlerinin birbirinden ayrılması anlamına gelir.” Bu tanımda mutabıkız. Ancak  üniversiteye başörtülü kızların girmesinin laikliğe aykırı olduğunu savunuyorlar. Aslına bakarsanız laiklikle özgürlük arasında bir tercih noktasına geldiklerinde, kendilerince yorumladıkları bir sekülerizmi tercih ediyorlar.

21. yy’da dünya değişiyor. Artık evren küçük bir köy haline gelmiş durumda. Her birimizin onlarca yabancı arkadaşları var. Zaman farklılıklarımızı zenginlik olarak görerek yeni dünyada kardeşçe yaşayacağımız zamandır.

Zaman tüm insanlara saygının birer insanlık görevi olarak vicdanlarda kabul edilmesi zamanıdır. Zaman Müslümanlığın, Hristiyanlığın, Yahudiliğin omuz omuza vererek özde birleşerek, dünyada var olan savaşlara, hırsa, faşizme, fanatizme, ayrılıkçı söylemlere karşı mücadele etme zamanıdır. Zaman dünyanın ortak yeni bir anayasasının yazılmasının zamanıdır.

Başka bir dünya mümkündür. Sınırları savaşların belirlemediği bir dünya. Tüm insanları din, dil, ırk, renk ayrımı yapmadan eşit olarak kucaklayan bir dünya. Afrika’daki yoksulluğu dert ederek onların refah düzeyini de en az bir Avrupa düzeyine çıkacağı bir dünya. Sömürmek için değil, yardım etmek için, kardeşçe biraraya gelinecek bir dünya. Bazı güçlerin pastanın tamamını elde etme hırsına karşı mücadele edecek bir dünya. Kapitalizme karşı bilinçlendirilmiş ve paylaşım duygularıyla dünyayı aydınlatacak bir dünya. Özgürlüğün her türlüsünü tüm insanların yaşayabileceği bir dünya. Doğal zenginliklerimizi ortak paylaşabileceğimiz bir dünya.

Artık zaman gelmiştir ve dünyanın yeni anayasası yazılmalıdır. Dünya tek bir devlettir. Bu devletin adı da “İnsanlık Devleti”dir. Dünyanın tüm insanları artık bir “İnsanlık Destanı”nı yazmaya hazır olmalıdır.

Kararan gecelerin sabahı pek yakındır. 20.yy ayrılıkçı söylemler, kapitalizm, ırkçı fraksiyonlar nedeniyle dünyanın en karanlık dönemini yaşattı insanlığa. 21. yy kardeşlik tohumlarının ağaç olacağı bir dünyadır. 21. yy geceden sonra gelen güneşin aydınlığıdır.21. yy kıştan sonra gelen bahardır.

Tüm dünya gençliği buna inanacaktır. Zira eski yol muhaldir, artık ya yeni yol, ya izmihlal deme zamanıdır.

Bugün Wall Street’teki gençler de, Tahrir Meydanı’ndaki gençler de, Atina’daki gençler de aynı şarkıyı söylüyor: “Eşitlik”

Bu gün öğretmen kardeşim de, avukat dostum da, doktor arkadaşım da aynı gerçeği söylüyor: “Adalet”

Bu gün Müslüman da, Hristiyan da, Ateist de Yahudi de aynı duyguyu paylaşıyor: “Özgürlük”

Hepimiz Shindler’in Listesinde Yahudi dramını izlerken ağlamadık mı? Hepimiz Navazaki ve Hiroşima’ya atılan bombalara öfke beslemiyor muyuz? Hepimiz on sekizine gelmeden bir genci sevip, onun için aynı heyecanı, aynı aşkı paylaşmadık mı? Hepimiz Barcelona – Real Madrid maçını izlerken Messi’ye hayran olmuyor muyuz? Hepimiz öldüğümüzde bu dünyadan silinmeyecek miyiz?

Öyleyse yaşasın halkların kardeşliği. Öyleyse yaşasın toplumların birliği.

Öyleyse yaşasın tüm insanların eşit olduğu büyük Dünya.