← Köşe Yazıları

Toplum

Siyaset Seyislik Mesleği Olmamalı

Fatih Küçüktütüncü·19 Mart 2012·2 dk okuma

Bugün medyada spikerlerin, basında muhabirlerin, mecliste milletvekillerinin bolca kullandığı terimler arasında “siyaset” ve “politika” kavramları. Toplumsal konularda duyarlı olan, demokratik yollardan kendini ifade…

Bugün medyada spikerlerin, basında muhabirlerin, mecliste milletvekillerinin bolca kullandığı terimler arasında “siyaset” ve “politika” kavramları. Toplumsal konularda duyarlı olan, demokratik yollardan kendini ifade etmek isteyen pek çok sayıda insan aktif ya da pasif bir şekilde politika yapıyor, yapmaya çalışıyor.Peki toplumda siyaset ve politika kavramlarını yakından takip eden insanlar acaba bu iki terimin anlamını gerçekten biliyor mu?Gözlemci olarak bulunduğum pek çok farklı fikirden insanın dinleyici olarak katıldığı politik bir toplantıda insanlara “Siyaset nedir?” şeklinde bir soru yönelttiğimde bir çok farklı yanıt aldım.

Büyük bir kısmı bir “güç mücadelesi” olarak tanımlıyor siyaset kavramını. Toplumsal konular üzerinde fikir yürütme olarak nitelendirenler de var, yönetme bilimi diyenler de.

Ancak ben kişisel olarak bu tanımların hiç birinden tatmin olmadım ve ufak bir araştırma yaptım siyasetle ilgili. Siyaset Arapça bir kelime ve günlük hayatta yine dilimize yerleşmiş “seyislik” kelimesiyle aynı kökenden geliyor. Seyislik kelimesinin ne anlama geldiğini incelediğimde “Atların bakımı, beslenme ve yetiştirilmesi işlerinde çalışan kişidir.” şeklinde bir tanımla karşılaşıyorum.

Tarihe baktığımızda görüyoruz ki toplumda egemen fikirler egemen sınıflara ait fikirlerdir. Öyle anlaşılıyor ki siyaset kavramı da demokrasinin, Cumhuriyet’in bulunmadığı bir dönemde dilimize geçmiş. Atların yönetiminden ve bakımından sorumlu olma bilimi benzer bir çağrışımla halkların bakımı ve yönetilmesi şeklinde kullanılmaya başlanmış.

Siyaset kelimesinin temel anlamını biraz araştırdıktan sonra politika kavramı üzerinde de biraz durdum ve yine politika kavramının nereden geldiğini kısaca araştırdım. Politika kelimesinin kullanımı Antik Yunan devrine dayanıyor. Antik Yunan şehir devletleri doğrudan demokrasinin yaşandığını söyleyebileceğimiz ender yerlerdendir. Bilindiği gibi halk meclislerinde bir çok insan toplanır ve alınacak kararlarla ilgili görüşünü bildirir. “Poli” Yunanca çok, “tika” ise yüz anlamına geliyor. Çok yüzlülük, çok seslilik olarak ifade edebileceğimiz bir terim. İngilizce tanımını incelediğimde ise bazı evrensel tanımla karşılaşıyorum: “İnsanların grupların ortak kararlar almak adına yaptıkları işlemler bütünü.” “Toplumsal konularda etkin karar alma adına yapılan uzlaşı sanatı.”

Öyle görüyorum ki günümüz Türkiye’sinde siyasetten çok politika kavramına ihtiyacımız bulunuyor. Toplumsal konularda söz sahibi olmak, kendini ifade etmek ya da farklı grupların sözcülüğünü yapmak isteyen insanların uzlaşı sanatına ihtiyacı bulunuyor. Yeni anayasanın yapımı öncesinde anayasada siyaset kelimesi yerine politika kelimesinin kullanılması belki de ileri demokrasi savunucularını demokrasinin geleceği adına daha çok heyecanlandıracaktır. Aksi takdirde bir grup insanın toplumun geri kalanını yönetme, bakımını yapma, seyislik yapma gibi kavramlar mutlak demokrasi ve eşitlik duygusunu da zedeleyebilecek kavramlar olarak literatürde yaşamaya devam edecektir.

Kişisel anlamda ben artık siyaset terimini kullanmaktan kaçınıyorum ve etrafımdaki insanları da siyaset kavramı yerine politika kavramını kullanmaları konusunda bilinçlendirmeye çalışıyorum. Kim bilir bu sesim belki bazı etkin insanlar tarafından duyulur ve toplumda politik anlayışın değişmesi adına ufak da olsa bir yol almış oluruz.

İş ve işçi bulma kurumu seyislikle ilgili tanımlama yaparken ilgimi çeken bir diğer konu da aşağıdaki cümle olmuştur:

“Seyislik mesleği sanayinin geliştiği Batı ülkelerinde bayan mesleği olarak anılırken, ülkemizde çoğunlukla erkeklerin istihdam edildiği, kadın oranının çok düşük olduğu bir meslektir. Alt yapının oluşturulması, atçılığın ülkemizde daha bilinçli olarak gelişmeye başlamasıyla, eğitimli seyislerin iş bulma olanakları da artacaktır.”