Edebiyat
HAZİRAN'DA ÖLMEK ZOR...
Nazım Hikmet'in aramızdan ayrılışının 51. yılına giriyoruz.
Nazım Hikmet'in aramızdan ayrılışının 51. yılına giriyoruz.
Bir bahar günü, 3 Haziran 1963'te gözlerini yumdu bu hayata gözlerini Nazım Usta.
"Hedefiniz her zaman kutup yıldızlarına yetişmek olsun, yetşimeseniz bile yönünüzü tayin eder" diyor İbranice bir atasözü.
Aynen bu sözde olduğu gibi Nazım Hikmet yaşantısıyla, fikirleriyle, romantizmiyle bizler için bir kutup yıldızı.
Yönü kuzeyi gösteren, sınıf çatışmalarının ötesinde insanı insan olarak gören, bu bağlamda evrenselliği yakalayan 21. yy'da Türkiye'den evrenselliğe ulaşan koca bir çınar.
"Bana mutlulupun resmini çizebilir misin Abidin?" O bize şiirleriyle mutlu bir dünyanın resmini çizdi gitti, geriye ondan aldığımız ilhamlar, idealler, romantizm, hümanizm kaldı ve sonsuza uzandı, ayrıldı aramızdan.
Hasan Hüseyin Korkmazgil'in dediği gibi Haziran'da ölmek zor da olsa, o bize bu güzel günde elveda dedi.
Hangi şiirler, hangi cümleler artık onunkiler kadar yüreğimize tüm samimiyetiyle dokunacak.
Nazım'ın anısına...
HAZİRAN'DA ÖLMEK ZOR
gece leylak ve tomurcuk kokuyor
yaralı bir şahin olmuş yüregim
uy anam anam, haziranda ölmek zor
calışmışım onbeş saat
tükenmişim onbeş saat
yorulmuşum, acıkmışım, uykusamışım
anama sövmüs patron
sıkmışım dişlerimi
islıkla söylemişim umutlarımı
sıcak bir ev özlemişim
sıcak bir yemek
sıcacık bir yatakta unutturan öpücükler
cıkmışım bir dalgadan, vurmuşum sokaklara
sokakta tank paleti
sokakta düdük sesi
sarı sarı yapraklarla dallarda
insan iskeletleri
gece leylak ve tomurcuk kokuyor
'uyarına gelirse tepemde bir de çınar' demiştin yıllar önce
demek ki on yıl sonra
demek ki sabah sabah
demek ki manda gönü
demek ki
sile bezi
bir de memedin yüzü
bir de saman sarısı
bir de özlem kırmızısı
demek ki göçtü usta
kaldı yürek sızısı
yıllar var ter içinde taşıdım ben bu yükü
bıraktım acının alkışlarına
3 haziran 63u
bir kırmızı gül dalı egilmiş üstüne
bir kırmızı gül dalı şimdi uzakta
okşar yanan alnını nazim ustanın
bir kırmızı gül dalı egilmiş üstüne
bir kırmızı gül dalı şimdi uzakta
yatıyor oralarda
bir eski gömütlükte
yatıyor usta
gece leylak ve tomurcuk kokuyor
geçsem de gölgesinden tankların tomsonların
suramda bir kuş ötüyor.
haziranda ölmek zor....