Deneme
2016 ve 2017 üzerine
İyisiyle kötüsüyle bir yılı daha geride bıraktık, bir yıl daha yaşlandık; her yıl olduğu gibi bir yeni yıla daha umutla girmek istiyoruz.
İyisiyle kötüsüyle bir yılı daha geride bıraktık, bir yıl daha yaşlandık; her yıl olduğu gibi bir yeni yıla daha umutla girmek istiyoruz.
Nasıl ki şirketler yıl sonları geldiğinde tüm yılın bir analizini yaparlar, gelir-gider tablolarını ineleyerek bir analiz yaparlar 2016 yılına da hem ülke olarak hem bireysel olarak kısaca göz atıp, 2016’da yaşananlar doğrultusunda 2017’yi incelememiz gerekir.
Bireysel olarak yoğun iş yaşantısı nedeniyle 2016 yılı yazı yazmak için benim tarafımdan nadasa çekilşmiş bir yıl oldu. Daha çok okuduğum, entelektüel olarak kendimi beslemeye gayret ettiğim, yeni farkındalıklar yakalamaya çabaladığım bir yıl oldu.
Bu nedenle 2017 yılı benim için yeniden kaleme sarılma, içimde biriken pek çok fikri yeniden bu blogda okurlarla paylaşma niyetindeyim.
Genellikle genç yazar arkadaşlar, yazdıklarının yeteri kadar okunmamasından ya da yeteri kadar kıymet görmediğinden yazı yazmada motivasyonunu kaybedebiliyor. Benim için yazmak eylemi ise kendi kendime bir hasbıhal ve bu hasbihalin benimle yakın frekansta olanlarla paylaşılmasından ibaret.
Geçmişe dönüp 4-5 yıl önce yazdığım bazı yazılarda bazı farkındalıklarımı takdir ederken, bazı yazılarıma baktığımda o günden bu güne kadar düşünce dünyamın nasıl evrimleştiğini görebiliyorum.
Genel itibariyle aktüel konuların analizinden kaçınmakla birlikte yazılarımda yoğunluklu olarak aktüel olayların ruh halime ve yazıya aksini görebiliyorum.
2017 bu nedenle en az haftada bir yazı yazmayı hedeflediğim, en az bir hasb-ı hali insanlarla paylaşma arzusunda olduğum bir yıl.
Diğer yandan uzun zamandır kafamda projelendirdiğim ancak birtürlü hayata geçirme imkanımın olmadığı “Anadolu Türküleri” çalışmasıyla, günümüzde unutulmaya yüz tutan kıymetli yöresel türkülerimizin hikayelerini arşivleme hedefim bulunuyor.
Ülke olarak 2016 yılı zor bir yıldı. Terör örgütleriyle, emperyalist güçlerle verilen bir savaştan geçtiğimiz bu dönemde millet olarak ikinci bir İstiklal Mücadelesi vermekteyiz.
Ancak her bir bağımsızlık mücadelesi askeri ve emniyet güçlerinin yanında güçlü bir entelektüel, düşünsel alt yapı barındırma mecburiyetindedir. Bu nedenle yurdumuzun yeniden güçlü kalemlere, Namık Kemal’lere, Ziya Gökalp’lere, Mehmet Akif’lere, Yakup Kadri’lere ihtiyacı vardır.
2016 yılında politik atmosferin ülke ekonomisinde yarattığı negatif etkiler nedeniyle iş temposunun ve stresinin daha yoğunluklu olduğu bir yıl olmuştu. 2017’de ise daha fazla kendime,
sevdiklerime,dünyaya ve bu güzel ülkenin güzel değerlerine daha fazla zaman ayırmam gerektiğinin farkındayım.
2017 yılının serüvenini hep birlikte bu blogda takip etmeye devam edelim. Umarım aydınlanmanın küresel boyutta devam ettiği, daha güzel bir yıl geçiririz. Ülke olarak, millet olarak buna her yıldan daha çok ihtiyacımız var..